Zengin E vitamini içeren zeytinyağı her derde deva! Damar tıkanıklığını önleyen, sindirimi kolaylaştıran yağ, mide asidini de azaltıyor.
Zengin E vitamini içeren zeytinyağı her derde deva! Damar tıkanıklığını önleyen, sindirimi kolaylaştıran yağ, mide asidini de azaltıyor
Sağlıklı beslenmede zeytinyağının önemine dikkat çeken uzmanlar, ‘Zeytinyağı, yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hem de beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerini azaltır’ diyor. Uzmanlara göre, Akdeniz mutfağının geleneksel lezzeti zeytinyağı, düşük kolesterollü oluşu nedeniyle kalp sağlığı açısından çok önemli.
KANSERE KARŞI ETKİ
İçeriğindeki zengin E vitamini sayesinde kansere karşı koruyucu bir etkiye sahip. Çocukluktan yaşlılığa yaşamın her döneminde sağlık ve gelişim üstünde son derece etkili olan zeytinyağının faydaları saymakla bitmiyor.’www.formdakal.com.tr’ sitesinde yer alan bilgilere göre,
- Kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynar.
- Yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hem de beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerini azaltır.
- Hücreleri korur. İçeriğindeki Oleiprine adlı madde, hücreleri yenileyerek kansere karşı hücreleri korur.
- Kilo alımını önler. Zeytinyağının çok tüketildiği Akdeniz ülkelerinde şişmanlık oranı çok düşüktür.
- Mide asidini azaltır, mide tarafından en iyi tolere edilen yağdır.
- Sindirimi kolaylaştırır, değerli maddelerin bağırsakta emilimini sağlar.
- Safra kesesi yoluyla taşların oluşumunu azaltır.
- İçerdiği yüksek orandaki E vitamini sayesinde beyin ve sinir kürelerinin yaşlanmasını yavaşlatır.
Arsiv ‘Alternatif Tıp’
ZEYTİN YAĞI GENÇLEŞTİRİYOR
Zayıflatan Bitkiler
İsteyen insanlar ile yapılan testlerin sonuçlarına göre, bu 7 özel bitki bir arada alındığında, kilo vermek isteyenlerin kabusu olan yiyecek ve içeceklerin vücuda vermiş olduğu kalorilerin etkisi inanılmaz ölçüde yavaşlamakta, ayrıca vücut yağlarını düzenleyen sistem de uyarılıp kamçılanmaktadır. Aşağıda bu 7 özel bitki ile ilgili daha geniş açıklamayı bulabilirsiniz.
GÜNEY AFRİKA HOODİA GORDONİİ BİTKİSİ
Eğer şu ana kadar Hoodia Gordonii Bitkisi hakkında hiçbir şey duymadıysanız, hazırlanın.Çünkü bundan sonra oldukça fazla duyacaksınız.
Hoodia Gordonii doğal bir iştah kesicidir. Her ne kadar bu bitki üzerinde son 30 yıldır çalışma yapılmakta olsa da, dünya ile tanıştırılması sadece 2004 yılında başlamıştır. Obeziteye karşı savaşta kullanılan doğal ürünlerin içinde en güçlü olanıdır. Güney Afrika’ da Kalahari Çölü’nde yetişmekte olan kaktüs görüntülü bir bitkidir. Hoodia, bu bitkinin genel adı olmakla birlikte bu isim altında çok fazla çeşidi bulunmakta, ancak sadece GORDONII çeşidi iştahın kesilmesini sağlamakta ve açlığa dur demektedir. Bölge halkı da yıllardır bu bitkiyi çölde ava çıktıklarında bu amaçla kullanmaktadır.
Hoodia Gordonii, salgı yolu ile beyine gönderdiği sinyallerle insana yemek yemiş ya da aç değilmiş etkisini vermektedir. Şu ana kadar yapılmış binlerce deneyde hiçbir yan etkisi saptanmamıştır.
AKSÖĞÜT KABUĞU
Aksöğüt, Avrupa ağırlıklı olmak üzere, Orta ve Güneydoğu Asya , ABD’de yetişmekte olan 20-30 metreye kadar ulaşan aslında ASPİRİN olarak bildiğimiz ağrı kesici ve ateş düşürücünün de çıkış noktası olan bir ağaç türüdür. Aksöğüt kabuğu içerdiği asit türleri sayesinde sindirim sistemini düzenler ve hareketlendirerek, sindirim tembelliğini önler.
PARAGUAY ÇAYI TOHUMU (YERBA MATE)
Yerba Mate Güney Amerika da Brezilya, Paraguay ve Arjantin’in yarı tropikal tepelerinde yetişen bodur bir ağaç türüdür. 12 ay boyunca yaprak dökmeyen bu bitki yerliler tarafından Tanrı’nın Ağacı olarak da anılmakta iken Avrupa’da da Yeşil Altın olarak isimlendirilmiştir. Bunun sebeplerinin başında bitkinin sadece doğal bir enerji kaynağı olması ve vermiş olduğu inanılmaz zindelik gelir. Yerba Mate bitkisi inanılmaz bir şekilde 196 doğal bileşen içermekte ve bunların 144 adedi Yeşil Çayın da içeriğini oluşturmaktadır.
Mountwest Üniversitesi Herbal Bilimler Bölümü Başkanı Dr. Mowrey ve ekibinin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda yapılan açıklamanın en can alıcı kısmında şunlar yazmaktadır.
“Yerba Mate(Paraguay Çayı Tohumu) kısaca insana hayatının sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli tüm mineral ve vitaminleri içermektedir”
Yerba Mate’in içerdiklerinin sadece bir kısmı aşağıdaki gibidir: Vitamin A, C, E, B1, B2, B3, B5, B KOMPLEKS, Kalsiyum, Manganez, Demir, Selenyum, Potasyum, Magnezyum, Fosfor,15 farklı amino grup asit. Yerba Mate Illinosis Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar sonucu Yeşil çaydan çok daha etkili bir antioksidan olarak lanse edilmiştir ve birçok kanser çeşidini yavaşlatıcı ve geriye döndürücü özelliği saptanmıştır.
GYMNEMA SYLVESTERE
Güney Hindistan ormanlarında yetişen bir bitkidir. Harvard Üniversitesi ve London King College başta olmak üzere birçok kurum tarafından yapılan araştırmaların net sonucu olarak bu bitki yapraklarının “kan şekerini düzenleyici” özelliği ortaya çıkarılmış ve şu ana kadar tüm dünyada birçok Tip1 ve Tip2 diyabet hastası üzerinde kullanılmış ve son derece olumlu sonuçlar vermiştir.
Bunlara ek olarak Gymnema Sylvestere bitkisi vücuttaki kolesterol miktarını ciddi ölçülerde azaltmaktadır. Bitki yaprakları ağızda bıraktığı tatlımsı özelliği ile kan şekerini normal seviyelere taşıyarak, yemek yeme isteğini frenlemektedir.
YAPRAK DÖKMEYEN KAMBOÇYA YEŞİL AĞACI BİTKİSİ
(GARCİNİA CAMBOGİA)
Güney Hindistan ve Kamboçya’da yetişmekte olan bir ağaca ait meyve türüdür. Önce ABD’de daha sonrada tüm dünya da zayıflama tabletlerinde kullanımının asıl sebebi içerdiği (-)-Hydroxycitric acid (HCA) dir.
HCA yağ enzimlerinin etkisiz hale getirilmesine ayrıca yiyecekler yolu ile alınan karbonhidratın da yağ olarak depolanmasına mani olur. Bunların yanı sıra iştah kesici özelliği de saptanmıştır, insan bünyesine vermiş olduğu hiçbir yan etkiye rastlanmamıştır. 1 gram Kamboçya yeşil ağacı bitkisinin içermiş olduğu HCA’nın yaklaşık 250 gram civarında yağın depolanmasına mani olduğu laboratuar deneyleri ile kesinlikle ispat edilmiştir. Obezitenin en büyük ve güçlü düşmanıdır.
GUARANA
Yaprak dökmeyen bir bitki olana Guarana, ilk olarak Amazon yağmur ormanlarında bulunmuş ve Amazon yerlileri tarafından çerez olarak ve açlığı giderdiği hissedildiği için kullanılmıştır. Guarana bitkisinin etken maddesi olan Guaranin, kafeine eş değer özellikler taşımaktadır, bunun yanı sıra bitki aslında Asya ve Sibirya Ginsengi’nin karışımı olan etkileri de göstermektedir. Bu bitkiler genelde atletlerin yarışlar önceleri ekstra doğal enerji depolamak için kullandığı ürünlerdir.
Guaranin’in kilo kaybı konusundaki faydası, ****bolizmanın çalışmasını hızlandırması ve dışarıdan alınan yağ ve karbonhidratı enerjiye çevirmesi daha doğrusu bu döngüyü hızlandırmasından kaynaklanmaktadır.
YEŞİL ÇAY
Çay “siyah”, “oolong”, “yeşil” ve “beyaz” olarak dört kategoriye ayrılabilir. Hepsi “Camelia Sinensis” adlı bitkinin yapraklarından elde edilir. Çayları farklı kılan üretim aşamasındaki fermantasyondur. Yeşil çay hiç fermente edilmez. Çayın en tazesi ve vücuda siyah çaydan daha faydalı olanıdır.
Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde:
Kanser riskini azaltır.
Yeşil çay yemek borusu kanserini erkeklerde %57, kadınlarda %60 oranında önlemektedir.
Yeşil çay düzenli içilmesi halinde prostat kanseri riskini üçte iki azalmaktadır.
Yeşil çay deri kanserine yol açan ultraviyole ışınların zararından korur.
Tümörü küçültür.
Antioksidandır.
Yeşil çaydaki antioksidan
E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir.
Kolesterolü düşürür.
Tansiyonu ayarlar.
Kan şekerini ayarlar.
Bakterileri öldürür.
Grip virüsünü öldürür.
Ağız kokusunu önler.
Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde:
Stresi azaltır.
Gribi önleyicidir.
Yeşil çay içindeki kafein sayesinde:
Performansı etkiler, yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır.
İdrar söktürücüdür.
İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.
Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde:
Kan damarlarını güçlendirir.
Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde:
Kan şekerini düşürür.
Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde:
Diş çürümesini engeller.
Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde:
Antioksidan olarak rol oynar.
Yaşlanmayı geciktirir.
Yeşil çay içindeki EGCG(Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal madde sayesinde:
Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor.
Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor.
Alzheimer’i önleyici
Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıyor.
Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak.
Yeşil Çay:
Anti enflamatuar, hücre yenileyicidir.
Arterioskleroz riskini azaltır.
Damar sertliğinden koruyor. Kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önlüyor.
Deriyi besler
Kalp ve dolaşım sistemini olumlu etkiler.
Kemik erimesini engelliyor.
Kilo verdirir.
Mide ve bağırsak problemlerini hafifletir.
Migreni geçiriyor.
Sürekli kullanımı, romatizmal hastalıkların tedavisinde fayda sağlar.
Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandırarak diyetleri destekler.
İstenmeyen yağların %30′unu absorbe eder.
Şifalı Bitkiler Ve Faydaları
KARAHİNDİBA
Orjinal Adı Taraxacum officinale
Diğer Adları Aslandişi, Keklikotu, Radika, Şeytanarabası
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Avrupa, Asya,
Afrika ile Amerika kıtalarında yaygın olan ve ülkemizde genellikle çayırlık
alanlarla yol kenarlarında yetişen, çokyıllık otsu bitkidir. 5-30 cm. arasında
boylanabilir. İçi kengel denilen acı bir sütle dolu uzun kazık kökü, rozet
oluşturan derin dişli yapraklarını ve yapraklardan daha uzunca olan çiçek
saplarını taşır. Bu sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri
ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra çiçek kömeçlerinden
oluşan ve tohumlarını taşıyan beyaz bir top görünüşündeki meyve kapçıkları
en hafif rüzgarda uçup çevreye dağılır. Bitki böylece döküp yaydığı
tohumlarıyla çoğalır.
Karahindiba % 5′e varan yüksek oranıyla en iyi doğal potasyum
kaynaklarından biridir. A ve C vitamini ve nikotinik asit ile türlü mineraller
yönünden de zengindir. Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir. Kökü
de, yaşken doğranıp salatalara katılır. Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp
acı hindiba kahvesi olarak içilir.
KAKULE
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Elettaria carâamomum
Diğer Adları Hemame
Bilgi
Zencefilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ancak Güney Hindistan ile Asya’nın sıcak ve bataklık orman
alanlarında yabani olarak yetişen, çokyıllık duyarlı otsu bitkidir, iklim uygun
olmadığından ülkemizde yetişmeyen kakule, 3-5 m. boylanabilir. Mızrak
biçimli iri yapraklarının üzeri koyu yeşil olup yaprakların altı daha açık yeşil
ve ipeksi görünüşlüdür. Bitkinin sarı renkli küçük çiçekleri, ilkbaharın
ortasından yaz başına kadar açar. Daha sonra bu çiçekler, içinde bitkinin koyu
kırmızı-kahverengi tohumlarını taşıyan 1-2 cm. uzunlukta, üzeri boydan boya
çizgili, soluk yeşil ya da kirli beyaz renkli ve üç hücreli tohum zarfı şeklindeki
meyvelere dönüşür. Bu hücrelerde 5-7 tane tohum yer alır. Tohumlar hoş
kokulu ve baharlıdır. Kakule bitkisi yüksek nemlilik oranı bulunan ve kısmen
gölgelik tropik iklimi olan yerleri, bitek ve sulak toprağı sever. Döktüğü
tohumlarla çoğalır ya da köklerinin bölünmesiyle çoğaltılır.
Kakule tohumları % 4′e varan oranda uçucu yağ ile terpinilasetat, sineol,
limonen, sabinen ve pinen adlı maddeleri içerir. Bu tohumlar hoş kokuları
nedeniyle, öğütülmeden aynen ya da öğütülüp toz haline getirilerek bazı
yemek, ekmek, kurabiye, bisküvi, turşu, likör ve şaraplara katılır. Yakındoğu
ülkelerinde kahveye eklenip “kakule kahvesi” yapılarak içilir. Tohumları
parfüm endüstrisinde de kullanılır.
İNCİÇİÇEĞİ
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler) Orjinal Adı Convallaria majalis
Diğer Adları Mayısçanı, Müge
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Orta Avrupa’nın dağ
ve ormanlık bölgelerinde yabani ve yaygın olarak yetişen, 15-30 cm.
boylanabilen, sürüngen kökgövdeli çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde İstanbul,
İzmit ve Toros dağlan bölgesindeki ormanlarda yetiştiği gibi, bazı bahçelerde
de süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Gölgelik ve nemli yerleri seven bitkinin
kökü, rizomundan (kökgövde) çevreye yayılan kökçükler şeklinde; yaprakları
sapsız, elips biçiminde, iri ve geniştir. Her sürgününde iki yaprak yer alır.
Nisan-mayıs aylarında açan küçük beyaz çiçekleri saplı, çan biçiminde sarkık
ve keskin kokuludur. Küçük meyvesi kırmızı renkli ve kokuludur.
İnciçiçeğinin kök, rizom, sap, yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, uçucu
yağ ve glikozitleri içerir. Çiçeklerinden çıkarılan esans, parfüm endüstrisinde
değerlidir.
ISIRGANLAR
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler) Orjinal Adı Urtica türleri
Diğer Adları Dolayan diken, Gidişkenotu, Sırganotu
Bilgi
Isırgangiller familyasının örnek bitkisidir. Dünyanın
tüm ılıman bölgelerine yayılmış Urtica cinsi 50 kadar bitki türünün ortak adı
Isırgan’dır. Bunlardan 5 türü ülkemizde toprağı nemli olan kırlarda, yol ve tarla
kenarlarında, bahçelerde ve duvar diplerinde sıkça görülür, 1 m. kadar
boylanabilen, üzeri ısırıcı tüylerle kaplı, bir ya da çok-yıllık bitkilerdir.
Yaprakları karşılıklı çapraz dizilişli, kenarları dişli, ucu sivri ve oval
biçimlidir. Yaprak koltuklarından çıkan yeşilimsi renkli, tek eşeyli çiçek
kümeleri yaz başından sonbahar başına kadar açar. Isırganın gövdesi dört köşe
kesitli ve tüylü; kökü rizom gibi çok yayılıcıdır. Bitki, döktüğü minik
tohumlarıyla ya da yayılıcı köklerinin fılizlenmesiyle çoğalır.
Isırgan bitkisinin tüm yüzeyini saran ve değildiğinde insan tenini yakan ısırıcı
tüylerinde formik asit ile tüm bitkide histamin, klorofil, asetilkolin, demir ve C
vitamini bulunur. Bazı yerlerde pazarlarda satılan ısırgan, suda kaynatıldığında
yakıcı etkisini yitirdiği, yararlı ve güçlü bir besin olduğu için haşlanarak
ıspanak gibi pişirilip yenir. Kurutulduğunda iyi bir hayvan yemi olur.
HODAN
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Borago officinalis
Diğer Adları Zembil çiçeği
Bilgi
Hodangiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu
Doğu Akdeniz havzası olup ülkemizde Kuzey ve Batı Anadolu bölgelerinde
yabani olarak yetişmektedir. 30-75 cm. boylanabilen, biryıllık otsu bitkidir.
Yuvarlak kesitli, içi boş ve sert gövdesi beyaz sert tüylerle kaplı olup dallara
ayrılan yapıdadır. Koyu gri-yeşil ve biraz buruşuk yüzeyli yaprakları gövdesi
gibi tüylerle kaplı, oval biçimli ve almaşık dizilişlidir. Beş köşeli yıldız
oluşturan mor-mavi (kimi zaman pembe ve nadiren beyaz) renkli taçyaprakları
ve siyah erkeklik organı olan çiçekleri, salkımlar halinde aşağı doğru sarkarak
ilkbaharda ve yazın açarlar. Kumlu hafif toprakları ve bol güneşli yerleri seven
hodan, döktüğü tohumlarıyla çoğalır. Ancak bazı yerlerde süs bitkisi olarak
yetiştirilir.
Hodan bitkisi saponin, yapışkan bitki sıvısı, tanen, esanslar ve çeşitli
mineraller içerir. Körpe yaprakları salata, peynir ve diğer bazı yiyeceklere
katılır. Bazı yerlerde sebze olarak yenir. Balarılarının beslenmesine çok yararlı
olur.
HERCAİ MENEKŞE
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Viola tricolor
Bilgi
Menekşegiller familyasındandır. Kökeni yabani bir
bitki olan hercai menekşenin melezleri ilk kez Avrupa’da türetilmiş, daha
sonra bitki, gösterişli çiçekleri nedeniyle dünyaya yayılmıştır. Aslında
çokyıllık duyarlı otsu bitki olmasına karşın, en verimli dönemi, tohumundan
yetiştirildiği birinci yılıdır. Bu yüzden bir ya da en çok ikiyıllık olarak
yetiştirilen hercai menekşe bitkisi 20 cm. kadar boylanabilir. Yeşil renkli
gövdesi tabanından başlayarak dallanır. Bu dallar üç köşeli ve içi boştur. Oval
biçimli, uca doğru sivrilen yeşil renkli yaprakları; saplı, tüysüz ve kenarları
tarak kabuğu şeklinde dişli olur. ilkbahardan başlayıp yaz boyunca açan, 5-10
cm. genişlikte olabilen çiçeklerinin, biri yukarı, dördü aşağı bakan, çizgi ve
lekelerle süslü 5 taçyaprağı vardır. Özellikle çok renkli olan kültür hercai
menekşesinin çiçekleri sarı, turuncu, kırmızı, kızıl ve mavinin her tonunda
açar. Olgunlaşan meyvesi, toz gibi olan tohumlarını taşıyan kapsüller
halindedir. Bitki, tohumlanyla çoğalır.
Hercai menekşenin çiçek ve dallarında uçucu yağ, salisilik asit, glikozit,
alkaloit, tanen ve yapışkan bitki sıvısı bulunur.
HARDALLAR
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Brassica (ya da Sinapis) türleri
Bilgi
Turpgiller familyasındandır. Avrupa ve Asya’da
yabani ve yaygın olarak yetişen, sağlığa yararları bilindiğinden en az 2000
yıldır tarımı da yapılan, türlerine göre 30 cm. ile 5 m. arasında boylanabilen
biryıllık dayanıklı otsu bitkidir. Türkiye’de yetişen üç önemli türü Kara hardal
(Brassica: Sinapis nigra), Esmer hardal (Brassica: Sinapis juncea) ile Ak
hardal (Brassica: Sinapis alba)’dır. Bunlardan sağlığa yararlı etkileri en fazla
olan Kara hardalın anayurdu Akdeniz havzası ya da Batı Asya’nın ılıman
bölgeleridir. 1-5 m. arasında boylanabilir. Yuvarlak kesitli, sert ve yeşil renkli
gövdesi vardır. Oval biçimli, sivri uçlu ve yakıcı kokulu yapraklarının üstü
koyu ve altı daha açık yesil renklidir. Yaz ortasında küçük salkımlar halinde
açan sarı renkli çiçekleri, hafif hardal kokulu olur. Küçük, küremsi biçimli
kırmızımtırak kahverengi tohumları, yakıcı kokulu ve tahriş edicidir. Verimli
ve suyu iyi akıntılı toprakları seven kara hardal bitkisi, tohumuyla çoğalır.
Kara hardalın tohumlarında yapışkan bitki sıvısı, yağ, sinapin ile sinigrin adlı
glikozit ve myrosin bulunur. Bu tohumlar ak ve esmer hardal tohumları ile
karıştırılıp ezilir ve un haline getirilir, içine koruk suyu, şarap ya da sirke ile
su, şeker, tuz ve baharat katılarak, özellikle bazı et yemeklerinde, çeşni veren
macun halinde tüketilir.
GÜLLER
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Rosa türleri
Bilgi
Gülgiller familyasının örnek bitkisidir. Rosa
cinsinden 100 kadar türü olan ve genelde kışın yapraklarını döken, çokyıllık
dikenli çalı, ağaççık ya da tırmanıcı bitkilerin adı Gül’dür. Pek çok gül türünün
anayurdu Asya’dır. Ama gösterişli çiçekleri nedeniyle neredeyse tüm dünyada
yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de yetişen 25 kadar yabani türü
vardır. Oysa, kültür bitkisi olarak yetiştirilen türleri çok daha fazladır. Gülün,
yuvarlak kesitli yeşil renkli gövdesi, yoğun biçimde dikenlerle kaplıdır.
Almaşık dizili, hafif tüylü ve oval biçimli yapraklarının kenarları dişlidir. Bir
yaprak sapında 3 ila 7 yaprakçık bulunur. Bitkinin, ilkbahardan başlayarak
sonbahara kadar zaman zaman açıp biten beyaz, pembe, kırmızı, turuncu ve
sarı çiçekleri vardır. Ancak, süs bitkisi olarak çok renkli ve katmerli türleri de
yetiştirilmiştir. Güneşli, yarı gölgeli ama rüzgarsız yerleri; suyu iyi akıntılı,
killi ve bitek toprakları seven gül, tohumuyla ve daha çok gövde çelikleriyle
çoğaltılır.
Isparta, Yağ ya da Şam gülü denilen (R. de mascena) gibi bazı güzel kokulu
gül türlerinin çiçeğinin taçyapraklarında uçucu yağ (gül yağı), tanen, gallik
asit, kuersitrin, anthosyanin ve diğer bazı yağlar bulunur. Böyle güzel kokulu
gül yaprakları bazı yerlerde salata ve pastalara konulur. Şurubu, sirkesi, reçeli
yapılarak tüketilir. Gene bu taçyapraklarının damıtılmasıyla elde edilen gül
yağı, parfümeri endüstrisinde yoğun şekilde kullanılır. Türkiye’nin tarımda
önemli bir dışsatım ürünüdür.
FRENK KİMYONU
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Carum carvi
Diğer Adları Karaman kimyonu, Keraviye
Bilgi
Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Avrupa
ile Batı Asya’dır. Ülkemizde Doğu Anadolu bölgesinde yetişen ve aslında
yabani bir bitki olan frenk kimyonunun Avrupa’da uzun zamandan beri kültürü
yapılmakta, bitki insan eliyle yetiştirilmektedir. 100 cm’ye kadar boylanabilen
ikiyıllık otsu bitkidir. Kazık kökü; dallara ayrılan yapıda, gövdesi ince parçalı,
açık yeşil renkli tüylü yaprakları; yaz ortasına doğru şemsiye biçiminde
kümeler oluşturarak açan sarımsı beyaz renkli küçük çiçekleri vardır, iki tanesi
bir kapsül içinde yer alan kahverengi küçük tohumları hilal biçiminde olup
olgunlaşınca kapsülden dökülürler. Yumuşak toprakları seven frenk kimyonu
bitkisi, döktüğü bu tohumlarla çoğalır.
Frenk kimyonu, karvon ve limonen adlı maddelerden oluşan ve % 6′ya varan
orandaki uçucu yağ ile sabit yağ, reçine ve taneni içerir. Körpe yaprakları
salata ve çorbalara katılır. Kazık kökü sebze olarak pişirilip yenir. Tohumları
ise, yağlı etlerin sindirimine yardımcı olduğu için et yemeklerine, bunlar
pişerken serpilir. Çeşni vermesi için kimi yiyeceklere de katılır.
FESLEĞEN
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Ocimum basilicum
Diğer Adları Feslikan, Irıkan, Peslan, Reyhan
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu Güney
Asya’dır. Ancak, Akdeniz havzası ülkeleri ile Türkiye’de Ege ve Akdeniz kıyı
şeridinde sıkça yetiştirilmektedir. 10-40 cm. boylanabilen, biryıllık duyarlı
otsu bitkidir. Kare kesitli, boydan boya kabarık çizgili ve yeşil renkli gövdesi,
bitki tabanına inildikçe kırmızılaşır. Oval biçimli yaprakları kenarları dişli,
sivri uçlu ve koyu yeşil renkli olur. Yaz sonunda açan çiçekleri beyaz; pembe
ya da sarımsı beyaz renklidir. Küçük tohumlan koyu kahverengi ve gözyaşı
biçimlidir. Bitki, tohumuyla çoğalır.
Çok kokulu bir bitki olan fesleğen, bileşimi estragol, linelol, sineol ve pinen
adı verilen maddelerden oluşan ve uçucu bir yağ olan fesleğen esansını içerir.
Bu nedenle koku ve çeşni vermesi için yemeklere pişerken son anda katılır.
Ayrıca sirke yapımında ve salatalarda kullanılır.
Bitkilerle Saç Bakımı
Saçınızı gereğinden fazla yıkamak, yani bir kaç kez şampuanlamak, ovalamak, saç diplerine fazlaca masaj yapmak zararlıdır.
Yıkandıktan sonra saçlarınız uçuşuyorsa, buna engel olmak için, saçınızın son durulama suyuna biraz limon suyu eklemeniz yeterli olacaktır.
YAĞLI SAÇLAR İÇİN YAZ AYLARI BAKIMI
4 yumurtayı çırpıp, bununla başınıza hafifçe masaj yapın. 15 dakika bekleyin. Sonra su ile yıkayın. Saçınızı bir bardak konyak ve bir bardak gül suyu karışımı ile durulayın.
KURU SAÇLAR İÇİN YAZ AYLARI BAKIMI
Güneşte bırakıp sıvılaştırdığınız bir bardak bal ve yarım bardak zeytinyağını iyice karıştırın ve bir iki gün bekletin. Sonra bununla başınıza masaj yapın. Saçınızı tarayın ve başınıza hava geçirmeyecek şekilde bir naylon torba geçirin. 30 dakika bekleyin. Sonra şampuanla yıkayıp, durulayın.
GÜLLER
Orjinal Adı Rosa türleri
Bilgi
Gülgiller familyasının örnek bitkisidir. Rosa
cinsinden 100 kadar türü olan ve genelde kışın yapraklarını döken, çokyıllık
dikenli çalı, ağaççık ya da tırmanıcı bitkilerin adı Gül’dür. Pek çok gül türünün
anayurdu Asya’dır. Ama gösterişli çiçekleri nedeniyle neredeyse tüm dünyada
yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de yetişen 25 kadar yabani türü
vardır. Oysa, kültür bitkisi olarak yetiştirilen türleri çok daha fazladır. Gülün,
yuvarlak kesitli yeşil renkli gövdesi, yoğun biçimde dikenlerle kaplıdır.
Almaşık dizili, hafif tüylü ve oval biçimli yapraklarının kenarları dişlidir. Bir
yaprak sapında 3 ila 7 yaprakçık bulunur. Bitkinin, ilkbahardan başlayarak
sonbahara kadar zaman zaman açıp biten beyaz, pembe, kırmızı, turuncu ve
sarı çiçekleri vardır. Ancak, süs bitkisi olarak çok renkli ve katmerli türleri de
yetiştirilmiştir. Güneşli, yarı gölgeli ama rüzgarsız yerleri; suyu iyi akıntılı,
killi ve bitek toprakları seven gül, tohumuyla ve daha çok gövde çelikleriyle
çoğaltılır.
Isparta, Yağ ya da Şam gülü denilen (R. de mascena) gibi bazı güzel kokulu
gül türlerinin çiçeğinin taçyapraklarında uçucu yağ (gül yağı), tanen, gallik
asit, kuersitrin, anthosyanin ve diğer bazı yağlar bulunur. Böyle güzel kokulu
gül yaprakları bazı yerlerde salata ve pastalara konulur. Şurubu, sirkesi, reçeli
yapılarak tüketilir. Gene bu taçyapraklarının damıtılmasıyla elde edilen gül
yağı, parfümeri endüstrisinde yoğun şekilde kullanılır. Türkiye’nin tarımda
önemli bir dışsatım ürünüdür.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Özellikle kokulu güllerin tıbbi etkileri ve ‘unlardan yararlanma yöntemleri
şöylece sıralanabilir:
• Güçlendirici bir toniktir.
• Doku ve damarları büzücüdür.
• Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar: Peklikte yumuşatıcı (müshil); diyare
durumunda ishali kesici işlev yapar.
• Antiseptik etkisi vardır. Yaraları temizlemede kullanılır.
• Cilt toniğidir. Cildi rahatlatan, geren ve yumuşatan etkileri vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere gonca halinde açmış güzel kokulu güller sabah çiği
geçtikten sonra toplanır. Gölge yerde özenle kurutulur. Işık almayan özel
kutularda saklanır. Böyle kurutulmuş ve saklanmış taçyapraklarından 2-3 tatlı
kaşığı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer
bardak içilir. Yaraları ve cildi temizleme işlemlerinde bu infüzyon dıştan
uygulanır.
• Yukarıdaki etkileri sağlamak ve onlara ek olarak göz kanamalarını ve göz
nezlesini iyileştirmek için infüzyon yerine, kokulu gülün taçyapaklarımn
damıtılmasıyla elde edilen ve piyasalarda satılan gül suyu da kullanılabilir.
FRENK KİMYONU
Orjinal Adı Carum carvi
Diğer Adları Karaman kimyonu, Keraviye
Bilgi
Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Avrupa
ile Batı Asya’dır. Ülkemizde Doğu Anadolu bölgesinde yetişen ve aslında
yabani bir bitki olan frenk kimyonunun Avrupa’da uzun zamandan beri kültürü
yapılmakta, bitki insan eliyle yetiştirilmektedir. 100 cm’ye kadar boylanabilen
ikiyıllık otsu bitkidir. Kazık kökü; dallara ayrılan yapıda, gövdesi ince parçalı,
açık yeşil renkli tüylü yaprakları; yaz ortasına doğru şemsiye biçiminde
kümeler oluşturarak açan sarımsı beyaz renkli küçük çiçekleri vardır, iki tanesi
bir kapsül içinde yer alan kahverengi küçük tohumları hilal biçiminde olup
olgunlaşınca kapsülden dökülürler. Yumuşak toprakları seven frenk kimyonu
bitkisi, döktüğü bu tohumlarla çoğalır.
Frenk kimyonu, karvon ve limonen adlı maddelerden oluşan ve % 6′ya varan
orandaki uçucu yağ ile sabit yağ, reçine ve taneni içerir. Körpe yaprakları
salata ve çorbalara katılır. Kazık kökü sebze olarak pişirilip yenir. Tohumları
ise, yağlı etlerin sindirimine yardımcı olduğu için et yemeklerine, bunlar
pişerken serpilir. Çeşni vermesi için kimi yiyeceklere de katılır.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Bedene yararları taş devrinden beri bilinen, eski Mısırlıların ve İpek Yolu
konaklama yerlerinin mezarlarında artıkları bulunan frenk kimyonunun tıbbi
etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:
• Bebek emziren annelerde süt gelişini artırır.
• Bedeni uyarıcı ve iştah açıcıdır.
• Sindirimi kolaylaştırır. Özellikle çocuklarda gaz söktürücü ve karın ağrılarını
iyileştirici etkisi vardır.
• İdrar söktürücüdür.
• Kadınlarda aybaşı sancılarını hafifletir.
• Bronşitte ve astıma eşlik eden bronşit durumunda rahatlatıcıdır.
• Diyareyi (ishal) keser.
Bu etkileri sağlamak üzere bitkinin çiçek şemsiyeleri yaz ortasında toplanır.
Güneşte kurutularak olgunlaştırılıp geniş bir kâğıdın üzerine başaşağı tutularak
silkelenip tohumların dökülmesi sağlanır. Böylece toplanan ya da piyasadan
alınan tohumlardan infüzyon hazırlamak için, 1 tatlı kaşığı alıp ezilir. Bunların
üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Bu
şekilde elde edilen infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Frenk kimyonu boğaz ağrılarında iyileştirici rol oynar. Bunun için aynı
infüzyonla ılıkken günde birkaç kez derin gargara yapılır.
• Nefesin kokusunu da temizler. Bunu sağlamak üzere de, kuru frenk kimyonu
tohumları ağızda çiğnenir.
Zona hastalığı ve Tedavisi
Göğüs veya gövdede ya da yüzde ve gözde, çoğunlukla yalnız bir tarafta olmak üzere görülen ve sinirler boyunca yakıcı ağrılara, zona veya herpes zoster denir. Hastalık başladıktan birkaç gün sonra ağrıların olduğu yerde, bir kırmızılık ve ortasında içi su dolu küçük kabarcıklar görülür. Bu belirtiler bir hafta kadar devam eder. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Sirke, zeytinyağı, su.
Hazırlanışı : Bir çay bardağı soğuk su ile 1 kahve fincanı sirke karıştırılır. Hastalıklı yerlere kompres yapılır. Sonra zeytinyağı ile ovulur.
Zihin Yorgunluğu ve Tedavisi
Aklın geçmiş olayları, öğrenilen şeyleri saklayıp, zamanı gelince şuur üstüne çıkarıp, hatırlaması kabiliyetine hafıza denir. Bu yeteneklerin geçici olarak kaybolmasına da zihin yorgunluğu denir. Zihin yorgunluğunu gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Elma, kereviz.
Hazırlanışı : İki adet elma ile 2 adet kerevizin suları çıkarılır. Karıştırıldıktan sonra içilir.
Şifali Bitkiler Sözlüğü
<!– /* Font Definitions */ @font-face {font-family:”Arial Unicode MS”; panose-1:2 11 6 4 2 2 2 2 2 4; mso-font-charset:128; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1 -369098753 63 0 4129279 0;} @font-face {font-family:”\@Arial Unicode MS”; panose-1:2 11 6 4 2 2 2 2 2 4; mso-font-charset:128; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1 -369098753 63 0 4129279 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:”"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;} p {mso-margin-top-alt:auto; margin-right:0cm; mso-margin-bottom-alt:auto; margin-left:0cm; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} –> Acıbakla
Lupine / Lupin / Lupine) 10-100 cm yüksekliginde, sik tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el seklinde parçali, uzun sapli, 5-9 yaprakçiklidir. Çiçekleri dik salkim durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yapragi kelebek seklindedir. Yahudi baklasi diye de taninir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir. Memleketimizde üç türü bulunmaktadir.
Beyaz yahudi baklasi: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yillik bir bitkidir.
Sari çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Orta ve Güney Avrupa’dir.
Mavi çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Akdeniz çevresi memleketleridir.
Kullanildigi yerler: Tohumlarinin idrar söktürücü, kan temizleyici ve kurt düsürücü tesiri vardir. Bazi türlerinin kavrulmus tohumlari “sebze kahvesi” ismiyle kahve yerine kullanilmaktadir. Fakat alkaloid tasiyan türlerinin bu sekilde kullanilmasi tehlikelidir.
Acıçigdem: ( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses) Boyu 10-30 cm yükseklige ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçali çiçekler açar. Yaprak ve meyvalari ise ilkbaharda ortaya çikar. Sonbaharda çiçek açtigindan dolayi halk arasinda “güz çigdemi” olarak da bilinir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nin sulak çayirlarinda bol miktarda yetisir.
Kullanildigi yerler: Tibbi önemi haiz bir bitkidir. Kullanilan kismi yumru ve tohumlaridir. Tohum ve yumrularin idrar arttirici, terletici, müshil ve romatizma agrilarini dindirici etkisi vardir. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelligi oldugundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanilabilir. Eskiden halk arasinda romatizma agrilarini dindirmek için haricen kullanilirdi. Bunun için bir tutam aci çigdem tohumu, 2-3 dis sarmisak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu kisim da bir tülbente emdirilip, agriyan kisma sarilir. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya tekrarlanir.
Adamotu: (Alraunwurzel / Mandragore / Mandrake) Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yaprakli ve kazik köklü çok yillik otsu bir bitki. Kökleri insana benzedigi için, bu isim verilmistir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bati ve Güney Anadolu.
Kullanildigi yerler: Kökleri % 0,3 oraninda Hiyosiyaminlerle Skopolamin alkaloitlerini tasir. Bundan dolayi zehirli bir bitkidir. Agri kesici, yatistirici, cinsel gücü arttirici etkileri vardir. Halen tedavide çesitli preparatlarin terkibinde kullanilmaktadir. Rastgele kullanildiginda zararli olur.
�
Adasoğanı:(Scille / Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima) Zambakgillerden bir çesit bitkidir. Yapraklari uzun serit seklindedir. Çiçekleri yesil ve beyaz damarlidir. 2 kilogram kadar olan sogan kismi, yapraklarinin altindadir. Aci ve zehirlidir. 7,5 gram adasogani, bir insani rahatça öldürebilir.Tazeyken kullanilmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soganin etli olan orta kismi, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanilmamalidir.
Kullanildigi yerler:Idrar söktürür. Kalp hastalarinda vücudda biriken suyu bosaltir. Azotemiyi azaltir. Böbrek hastalari kullanmamalidir.
Ahlat: (Yabanarmudu / Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage) Gülgillerden, kendi kendine yetisen ve üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir.
Kullanildigi yerler: Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.
Ahududu: (Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush) Agaç çilegi ve sultan bögürtleni olarak taninir. Haziran-temmuz aylari arasinda beyazimtrak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çali görünüsünde bir bitkidir. Daglik mintikalarin orman ve korularinda tesadüf edilir. Gövdesi dalli, dikenli ve yatiktir. Yapraklari 3-5 parçali, sivri uçlu, yaprak sapi kivrik dikenlidir. Çiçekler ekseriya dallarin ucunda 5-10 çiçekli salkim halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmis, küre biçiminde, kirmizi renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve agustos aylarinda olgunlasir. Çogu çesitleri bahçelerde yetistirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralik birakilmak suretiyle dikilir. Ahudutlari her 6-7 senede bir yenilenmelidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.
Kullanildigi yerler: Kullanilan kismi, meyve, çiçek ve yapraklaridir. Meyveler tamamen olgunlastiklari zaman toplanir. Yapraklarinda tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) seker, pektin, uçucu ve sabit yaglar bulunmaktadir. Yapraklari bogaz hastaliklarinda gargara için kullanilir. Çiçeklerinden romatizma ve nikris (gut) hastaliklarinda faydalanilir. Taze olarak, seker ve böbrek hastaliklarinda perhiz yiyecegi olarak istifade edilir. Halk arasinda ishal ve atesli hastaliklara karsi tavsiye edilir.
Akdiken: (Gemeiner Kreuzdorn / Nerprun Alaterne / Common Buckthorn) Mayis-haziran aylarinda, sari-yesil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir agaç. Orman ve koru kenarlarinda bulunur. Dallari karsilikli, uçlari diken halindedir. Yapraklari karsilikli ve saplidir. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmistir. Küre seklinde ve bezelye büyüklügündeki meyvasi evvela yesil, olgunlukta morumsu-siyah renk alir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bolu ve Trabzon civari.
Kullanildigi yerler: Bitkinin kullanilan kismi taze meyvalaridir. Meyvelerinde yag, renkli maddeler, seker ve glikoz vardir. Iyi bir müshildir. Surubu yapilir. Müshil ilaci olarak kullanilir. Bunlardan baska meyvelerinen yesil bir boya da hazirlanir. Memleketimizde yetismekte olan bir Akdiken çesidi de “Cehri” adiyla anilir. Bu cins sadece memleketimizde yetisir.
Anason: (Anis / Anis / Anise) Haziran-agustos aylarinda, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliginde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi bos, çok dalli, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yapraklari uzun sapli, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bilesik semsiyelerde toplanmislardir. Meyveleri armut seklinde küçük, üzeri tüylü, yesilimsi sari renklidir.Basta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetistirilir. Kültür anasonunun vataninin Anadolu oldugu tahmin edilmektedir.Meyvalarinda nisasta, müsilaj, sabit ve uçucu yag bulunmaktadir. Uçucu yag miktarlari bitkinin cinsine ve yetistigi yerin sartlarina baglidir. Uçucu yagin % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buhari distilasyonu ile elde edilen anason yagi, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tipta midevi, bagirsak gazlarinin tesekkülünü önleyici, hazmi kolaylastirici ve gögüs yumusatici olarak kullanilir. Ayrica nefes darligi, öksürük ve kalb çarpintisi rahatsizliklarinda da etkilidir. Anason yüksek dozda alindiginda bas agrisi, uyusukluk, görme zorlugu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastaligina sebeb olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede tesekkül eden gazlari gidermede çok faydalidir. Bebekler için bir çay kasigi tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazirlanir. Yemeklerden önce veya süte katilarak bir kaç çay kasigi verilir. Büyükler % 1-2’lik çayini günde 2-3 bardak alabilir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bütün Anadolu
Kullanildigi yerler: Kullanilan kismi, meyvalari ve yapraklaridir. Meyveleri tamamen olgunlastiktan sonra toplanir ve gölgede kurutulur. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Mide ve barsak gazlarini söktürür. Idrar artirir. Migren agrilarini keser. Astim, nefes darligi ve bronsitte görülen sikayetleri giderir.
Andızotu: (Atgözü / Kizilagaç / Inula / Inula helenium / Annuèe inule) Bilesikgillerden, menli yerlerde yetisen, 1 metre kadar sapi olan bir çesit ottur. Yapraklari büyük, yumusak ve yuvarlaktir. Çiçekleri sari renkte olup, aci ve kokuludur. Kökü kalindir. Meyveleri küçük, fistik kozalagina benzer.
Kullanildigi yerler: Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikroplari öldürür. Vücudda biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, Idrar yollari hastaliklarinda faydalidir. Nefes darligini giderir. Karaciger hastaliklarini tedavi eder. Kasintilari keser. Fazla kullanildigi zaman, mide bulantisi yapar.
Ararot:(Maranta nisastasi / Arrow-root) Sicak iklimlerde yetisen “Maranta” adli kamistan veya ona benzer baska bitkilerin köklerinden çikarilan beyaz bir tozdur. Nisastadan daha incedir. Kokusu ve tadi yoktur.
Kullanildigi yerler: Çocuk mamasi yapiminda kullanilir. Süt çocuklarina ve nekahat dönemindeki hastalara verilir. Hastaliklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç:(Wacholder / Geniévre / Juniper) Kisin yapraklarini dökmeyen daimi yesil agaçlardan. Yapraklari küçük pulsu veya igne seklinde olup 1-2 cm uzunlugundadir. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardiç yemisi diye anilan kozalaklari disi agaçlar üzerinde bulunur. Ardiç türleri kozalaklarinin büyüklügüne, rengine ve özellikle her kozalagin içinde bulunan tohumlarinin sayisina göre birbirinden ayirt edilir.
Çesitleri ve kullanildigi yerler: Sicak iklimlerde ve korunmus alanlarda agaç gibi büyümesine karsilik, soguk bölgelerde çali manzarasindadirlar. Genel olarak odunu yumusak ve dayaniklidir. Kursun kalem yapilir. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanilir.
Bütün Kuzey Yarimküre’de yetisen 60 türü vardir. Memleketimizde 8 ardiç türü yetismekte olup önemlileri sunlardir:
Katran ardici (Juniperus oxycedrus): Trakya ve Anadolu’da yaygindir. Çali veya küçük bir agaç seklindedir. Yapraklari üçlü ve baticidir. Kozalaklari kirmizimsi olup iki tohumludur. Dallarindan elde edilen katrani cilt hastaliklarinda kullanilir.
Adi ardiç (Juniperus communis): Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalimsi veya küçük agaçlardandir, yapraklari baticidir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, üç tohumludur. Idrar söktürücü olarak kullanilir.
Bodur ardiç (Juniperus nana): Memleketimiz daglarinda, özellikle Kuzey Anadolu daglarinda genis topluluklar meydana getirir. Kozalaklari mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.
Kokar ardiç (Juniperus foetidissima): Dogu Akdeniz Bölgesi agacidir. Memleketimizin daglik yerlerinde yetisir. Sürgünleri dört köseli, kozalaklari mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur. Yapraklar ezildigi zaman fena kokular çikarir.
Yüksek ardiç (Juniperus excelsa): Memleketimizin daglik bölgelerinde yetisir. Sürgünleri dört köseli degildir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.
Finike ardici (Juniperus phoenicea): Bati ve Güney Anadolu’da yetisen çalimsi, bodur agaçlardandir. Kozalaklari kizilimsi kahverengi, 4-9 tohumludur.
Aslanağazı:(Kurtagazi / Tavsandudagi / Anthirinum / Linaire / Muflier) Türlü renklerde yetisen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanilir.
Kullanildigi yerler: Balgam söktürür. Bronsitte rahatlik verir.
Aslandişi: (Yabani acimarul / Karahindiba / Taraxacum officinalis / Dent de lion / Dandelion) Bilesikgiller familyasindan, yol kenarlarinda, çayir ve hendeklerde yetisen bir çesit bitkidir. Yapraklari rozet seklindedir. Çiçekleri saridir. Taze yapraklari salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve seker vardir. Yapraklari ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarinda toplanip kurutulur.
Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Mesane ve kalinbagirsak iltihaplarini giderir. Gögsü yumusatir, öksürügü keser. Balgamli ishalleri keser. Karaciger siskinligini indirir. Böbrek ve safra taslarini düsürür. Sarilikta faydalidir. Anne sütünü artirir. Taze filizleri kirildigi zaman akan sütü de disleri temizler. Ögütülen kökü, kahveye de katilir
�
Ayrıkotu:(Gemeine Qecke / Chiendent commun / Common Couch Grass / Scutch / Twitch) Temmuz-agustos aylari arasinda yesil veya morumsu-yesil renkli basaklar veren, 30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitki. Toprak altinda çok fazla yayilmis olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu topraklari sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi bostur. Yapraklari dar, uzun, ince, paralel damarli, sivri uçlu, koyu yesil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassi bir basak durumunda toplanmislardir. Meyve sarimsi renkli uzuncadir. Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastaliklarda kullanilan önemli bir halk ilacidir. Kökler mesane ve böbrek iltihaplari dahil, mesanedeki tas ve kumlari düsürmek için kullanilan iyi bir idrar söktürücüdür. Idrar arttirici olarak misir püskülü, arpa ile beraber kaynatilarak kullanilir. Hatta köpekler bile agiz ve barsaklarini temizlemek için bitkinin yapraklarini büyük bir zevkle yedikleri için bitki “köpekçimeni” olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden baska, buna çok benzeyen büyük ayrikotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çesidinin daha kalin kökleri olup, nisasta da tasimasiyla ayrilir ve digeri gibi kullanilir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Istanbul, Trakya, Mugla, Anadolu.
Kullanildigi yerler: Kullanilan kisimlari kökleridir. Köklerinde triticin, uçucu yag, müsilaj ve potasyum bulunur.
Kronik idrar yolları enfeksiyonu
Sık sık idrar yolları enfeksiyonuna yakalanıyor, idrar yaparken yanma şikayetleriniz oluyor ve hekiminiz kronik idrar yolları teşhisi koymuş ise, mükemmel destekleyici bitkisel kür ile kronik idrar yolları enfeksiyonu şikayetinizi yenebilirsiniz. Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 g dır.
Karnabahar, özellikle kronikleşmiş idrar yolları enfeksiyonlarında bilinen en etkili sebzedir. Sık sık idrar yolları enfeksiyonu çeken bayanların sayısı erkeklere göre çok daha fazladır. Almanya’da medikal forumlarda karnabahar kürünü önerdiğimde, kronik idrar yolları enfeksiyonlarını yıllardır çeken bayanlardan aldığım Email’ler beni çok mutlu etmiştir. İlk belirttikleri şey antibiyotik tedavilerinin artık kendilerine yardımcı olamadığı ve tekrar tekrar idrar yolları enfeksiyonlarına yakalandıkları idi. Kronik idrar yolları enfeksiyonlarına karşı destekleyici karnabahar kürünün nasıl kullanıla cağına dair uygulama şekli aşağıda verilmiştir. Kronik idrar yolları enfeksiyonuna karşı karnabahar kürü uygulanırken, bir miktar C-vitamini takviyesi yapmakta fayda vardır. Çünkü, alınan ilave C-vitamini idrarı asidik yapacağından idrar yolları enfeksiyonuna neden olan bakterilerin yok edilmelerinde yardımcı ve destekleyici rol oynayacaktır. İdrarın asidik olması demek, idrar yollarındaki bakterilerin çoğalmala rının (üremelerinin) önemli bir oranda yavaşlatılması, durdurulması veya engellen mesi anlamına gelir. C-vitamini, idrarı asidik yapıyormuş diyerek, aşırı miktarda kullanmayınız. Zaman zaman uygulanacak olan karnabahar kürü, özellikle kronik idrar yolları enfeksiyonu şikâyeti olanlar için mükemmel bir önleyici çözüm getirebilmektedir.
Kür 1: Kronik idrar yolları enfeksiyonlarına karşı
250 – 300 gram karnabahar yaklaşık 750 gram kaynamakta olan suya ilave edilir. Ağzı kapalı olarak 5-6 dakika hafif ateşte haşlanır. Haşlanmış karnabaharın suyunun yarısı sabah, diğer yarısı da akşam (aç veya tok farketmez) içilir. Hergün taze olarak hazırlanır. Yedi gün müddetle devam edilir ve üç gün ara verilir. Üç gün aradan sonra tekrar yedi gün uygulanır ve tekrar üç gün ara verilir. Son olarak tekrar yedi gün uygulanır ve kür tamamlanmış olur. Karnabahar kürü toplam yirmibir günlük kürdür (üç günlük aralar hariç).
Burada dikkat edilmesi gereken nokta karnabaharın taze olmasıdır. Pişmiş olan karnabaharı da öğle veya akşam yemeklerinizde salata olarak tüketebilirsiniz.
Kür 2: Mide ülserine karşı tedavi edici kür
Hafta 3 defa bir porsiyon çok az suda az haşlanmış karnabahar yemeyi rahatsızlık ortadan kalkana kadar alışkanlık haline getirmek gerekir. Tencerede kalan suyunu da tüketiniz. Bu kür uygulanırken çok az miktarda (porsiyon başına en fazla bir tatlı kaşığı) sıvı yağ kullanabilirsiniz.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
